26 Aralık 2017 Salı

Sabrın çiçeği -bölüm -2-

_Merhaba Hocam , hayırdır , sizi hangi rüzgar attı buraya ! diyerek konuşabildim . O beni inceleyerek bakıyordu .
_Senin ablan var mı? diye sordu . Merakla cevabı bekliyordu .
_Hayır hocam ,bildiğim kadarı ile tekim . Kardeşim ablam yok ama üç tane ağabeyim var .
_Hım sana benzeyen ikizin felan da  mı yok ? . İnanır mısın bilmem Ankara dayken sana benzeyen bir genç kız bana yardım etmişti . O zamanlar saçım ve sakalım uzundu , çok genç göründüğüm için saçı sakalı uzatmıştım . Dedi ve bana baktı .
_Ona çok benziyorsun .
 Benim  hafızamda şimşek gibi bir anı belirdi , yaz tatili . Hocamın yanın dan derhal gitmem gerekiyordu . Her zaman yaptığım gibi saçlarımı yüzüme doğru kaydırdım .
_ İnsan insana benzermiş hocam , size yardım etmiş olmayı isterdim ama o kişi ben değilim malesef . Neyse hocam sizi tutmayayım bende derse geç kalacağım gitmem gerek . Kitabımı yazdırıp gideyim  . dedim ve tam arkamı dönecektim ki , gözlerinde ki hayal kırıklığını gördüm .
_Kaçıyorsun ! diyerek beni şok etti ama kendimi hemen toparladım gülerek ona döndüm .
_Vallahi hocam sizin derse gireceğim , geç kalırsam kızmazsınız değil mi? dedim ve hafif gülerek masum bir tavır takındım .
_Konuyu değiştiriyorsun ama neyse bir gün nası olsa hakikat kendini gösterir .diyerek yanımdan ayrıldı . Ben de iki yıl önceki tatili düşünmeye başladım .Hasta olduğum için babam beni Ankara da ki teyzeme göndermişti .Okula da gidemediğim için devamsızlıktan kalmıştım .Babam bunu önemi yok iyi ol , öyle gel demişti .
   Bir sabah erken kalkmış dışarıya çıkmıştım , yürürken yakın olan parka doğru gitmeye etrafıma bakınıyor , oturacak bir bank arıyordum . Parkın ortasında bir tane buldum oturdum . Etraf sakindi henüz kimseler yoktu . Düşüncelere dalmış kendime genç olmama rağmen doksanlık bir nine gibi yaşıyorum gibi bir his geldi .
Elim cebime gitti teyzemden sakladığım sigarayı aldım ,sigarayı yakmak için cebimdeki çakmağı arıyordum ,bu sıra birinin bana çakmağını  uzattığını fark ettim , sigaramı yakmasına izin verdim , başımı kaldırdım o da ne bir çift ela gözlerin bana dikkatli bir şekilde baktığını gördüm . .
_Hanım efendi acaba bana yardımcı olurmusunuz .?
_Yardımın ne olduğuna bağlı . derken kendime kızdım , daha düşünemeden o hızlıca
_Arkamdan beni kovalayan  insanlar var ve beni kız kardeşleri ile evlendirmeye kalkıyorlar ve benim evli olduğumu karımın burada olduğunu......
_Hey bakın burada kimler varmış , Mustafa bey ! diyen bir erkek sesi ile irkildim . Adam birilerine duyuruyordu ki dört beş erkeğin yanımıza gelip etrafımızı sardı . Bense bu bir tuzak mı mı diye , aklımdan geçirirken başka kötü şeyler de geçirirken ...
_Mustafa bu hanımı bize de tanıtırsın değil mi ? diyerek kızgınlıkla ona bakıyordu . Ben se aklıma okul yüzüğümü ters çevirip , cebimde parmağıma takmak geldi . Bana  bir hal geldi başladım Mustafa beye yardıma ..,
_Mustafacığım ! dedim en tatlı halimle , onlara da kızarak baktım.
_Bu adamlar mı beni senden boşatacak ? Yanılıyormuyum  derken , içtiğim sigara midemi bulandırdı , başım döner gibi oldu , sahte kocama ister istemez yaklaştım , banktan kalktım o da kalktı .
_Hayatım ne istiyorlar senden derken . Benim ona destek vermemle onlara sert bir şekilde konuşmaya başladı .
_Yeter artık ben evli bir adamım , karıma da rezil ettiniz . Kız kardeşinize sadece ders veriyordum siz yanlış anladınız her şeyi . O kardeşinizin kafasında ne var bilmiyorum ama bir daha ona derste vermem onunla da görüşmem . Gidin yanında ki soytarı arkadaşı ile sizin bu halinize ne kadar eğlendiklerine bakın . Bana ettiklerinizle kalacaksınız .Kardeşiniz sizi kandırmış . dedi ve bana baktı , benim bembeyaz  yüzümü görünce endişe ile baktı , bende hemen.
_ Mustafa midem çok kötü , bu beylerle tartışmayı bırak ta , galiba bayılacağım . Hadi bırak sonra konuşursunuz beyler , eşimin yerini biliyorsunuz . dediğimde adamlar donup kaldılar  bu işte bir gariplik vardı , adamla parkın dışına doğru giderken hiç seslerini çıkarmadılar ,  öylece baktılar. Parktan çıktık .
_ Mustafa bey gerçekten hastayım bir taksi durdurabilir misiniz ? Ona tutunuyordum , bir taksi durdurdu , arkasına baktı adamların bize baktığını görünce , arabaya beraber binmek zorunda kaldık .Şoföre hastahaneye gitmemizi söyledi .Beni acile götürdü o da dışarıda beni bekliyordu , tesadüf benim doktorum buradaydı da beni muayene etmeye başladı  .
_Ne oldu ki sana da böyle kötü   oldun , hani seni bir daha görmeyecektim .derken beni muayene ederken sigaramı gördü .Kızgın kızgın bana baktı .
_ Bunu içince oldu değil mi ? dedi ve bana baktı , ben yalan söyleemedim başımı salladım evet dercesine .
_Tövbe içeyim dedim başıma gelmeyen kalmadı ,
 

                                __3__ BÖLÜM BURADAN

23 Aralık 2017 Cumartesi

Sabrin cicegi bölüm -1-

Okullar yeni yeni açılmış , bütün öğrenciler okulun bahçesinde , mahkumlar gibi volta atmaya başlamıştı .
Gençliğin verdiği yaşama gücüyle etrafa neşe saçıyordum . Her zaman gibi elimde yabancı İngiliz yazar Barbara Cartland 'ın romanı , okumak için acele ederken arkadaşlarımın bana fırsat vermediler . Kitabı koltuk altıma alıp , bu gün yeni gelecek olan öğretmenimizi beklemeye başladım . Yeni öğretmeni sabırsızlıkla bekliyordum . Edebiyat dersini çok seviyordum . Gelecek öğretmen bu yüzden çok önemliydi . Hepimiz çok sabırsızdık çünkü bölümümüz edebiyattı .
 Neyse sonunda ders zili çaldı , gürültü azaldı ve masalara oturup kapıya bakmaya başladık . Yıllardır beraber okuduğum lise arkadaşlarım , tümü birbirini tanır , kollar ve ona göre şaka yaparlardı . Normalde sınıfın gürültülü olması gerekirken , şu anda çıt yoktu . Biraz sonra kapıda biri belirdi bütün gözler içeri girecek olan öğretmene odaklandı .Kapı açılınca genç bir liseli içeri girmiş , yeni bir öğrencide sınıfımıza mı gelmişti , yoksa sınıfını mı şaşırmıştı . İçeri girip öğretmen masasının başına geldi ve bize bakmaya başladı . Ortada garip bir durum vardı , bakıştığımız için arka sıralardan biri güldü seslice .
_ Yahu sen sınıfını mı şaşırdın , yenisin belli , formanıda  giymemişsin  , müdür görmesin acayip kızıyor . Hem yeni öğretmen seni böyle görmesin , gel yanımda boş yer var . Bütün sınıf   ona bakıyordu .
_Siz nasıl birini bekliyordunuz ki .? diye sordu , rahat bir  şekilde , öğretme sandalyesine oturdu . Sınıftan arka sıralardan Cengiz arkadaşımız atıldı .
_ Tanımıyoruz ki ! bekliyoruz , sen niye oradan sırıtıyorsun ki bize , bizi beğenemedin mi ?.
_ Çocuklar kusura bakmayın genç göründüğümü bende biliyorum sizin yeni Edebiyat öğretmeniniz benim .Genç görünüşüm de sizi aldatmasın , iki yıldır öğretmenlik yapıyorum .Yirmi beş yaşındayım . diyerek bizi şaşkın bakışlarımıza cevap vermişti .
   O günden sonra  arada sırada bize takılıp , ilk günü hatırlatıp duruyordu . Kız arkadaşlarım ona hayrandı dersi pür dikkat dinliyorlardı . Bende kendi alemimde kitaplarıma dalmış , roman kahramanlarının hikayelerine dalıp gitmiştim . Arada öğretmenin dikkatli bakışını görüyor ama pek önemsemiyor başıma ne geleceğini bilmiyordum .
  Nisan ayının ilk günü kütüphanedeyim ve okulun öğleden sonrası idi , rafların arasında kitaplara göz atarken gözetlendiğim hissi ile etrafa bakma gereği hissettim . Etrafa bakınmaya başlarken bir çift gözün bana baktığını gördüm . İlk defa göz göze geldiğim o ela gözler bana ısrarla bakıyordu . utandım ama ona doğru yaklaştım .